Bilim mi Ahlak mı? Bir Toplumu Gerçekten Ne Yüceltir?
Günümüzde sıkça duyduğumuz bir kavram var: “Muasır medeniyet seviyesi.” Bu seviye çoğunlukla bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ölçülüyor. Ancak burada sorulması gereken esas soru şudur: Bir toplumu gerçekten yücelten şey bilgi midir, yoksa ahlak mı? Tarihsel süreçler ve günümüz gerçekliği incelendiğinde, sadece teknolojiyle değil, öncelikle ahlaki değerlerle donanmış toplumların kalıcı bir medeniyet kurabildikleri anlaşılır.
Antik çağ uygarlıklarına baktığımızda, teknolojik olarak günümüzden oldukça geride oldukları açık. Ancak özgür düşüncenin, hoşgörünün ve toplum içinde bir tür saygı dengesinin hâkim olduğu dönemler de yaşanmıştır. Atina’da filozofların meydanlarda tartışmalar yapabilmesi, Mezopotamya’da hukukun temellerinin atılması, Anadolu’da farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşayabilmesi gibi örnekler, ahlaki temellerin toplumların gelişiminde ne kadar belirleyici olduğunu gösterir. Bu dönemlerin sahip olduğu refah ortamı, yüksek teknolojiyle değil, güçlü bir insanlık anlayışıyla sağlanmıştır.
Bugün ise bilgiye ulaşmak kolaylaştı, fakat bilgelik zorlaştı. Amerika’dan Türkiye’ye birçok ülkede bilimsel gelişmeler hız kazansa da toplumsal ahlak seviyesi aynı hızda ilerlememiştir. Okuma yazma oranlarının beklenenden düşük olması, eğitimin sadece teknik bilgiye indirgenmesi ve insanlık değerlerinin göz ardı edilmesi bu dengesizliğin temel sebeplerindendir. Özellikle Türkiye’de, eskiden üniversite mezunlarına gösterilen saygının günümüzde azalması, toplumun artık okuyanı değil, gösterişli olana değer vermeye başladığının bir göstergesidir.
Bütün bu tabloyu düşündüğümüzde, bilim elbette önemlidir; ancak ahlaki bir çerçeveye oturmadığında yozlaşmayı da beraberinde getirebilir. Bilim bir araçtır ve bu aracın nasıl kullanılacağına karar veren şey toplumun vicdanıdır. Eğer bu vicdan körleşirse, bilgi güç yerine zulme dönüşebilir.
Sonuç olarak, bir toplumun gerçek ilerlemesi; fizik, matematik ya da teknolojiye ne kadar hâkim olduğu değil, ne kadar insan kaldığıyla ölçülür. Eğitim sadece bilgi vermek değil, insanı insan yapan değerleri de aşılamaktır. Önce insan, sonra bilim gelmelidir. Aksi halde kurduğumuz medeniyetler, içinde insanlığın bulunmadığı boş yapılar olmaya mahkûmdur.
Sizin de bu konuda görüşleriniz toplumumuz için çok önemli yorumlarda belirtirseniz çok sevinirim😊
Hazırlayan: G.Ö
Çok güzel bir konuya değinmişsin seni tebrik ederim. Yaşadığımız zamanda dünyanın böyle düşünen insanlara ihtiyacı var. Başarılarının devamını dilerim.
YanıtlaSil