Bitmeyen Kavgalarımız
Dünya, büyük savaşların gürültüsüyle döndüğünü sanır; oysa en amansız muharebeler, insanın en sessiz kaldığı anlara sığar. Kavgayı hep dışarıda, başkalarıyla yapılan bir ağız dalaşı ya da fiziksel bir çarpışma sanmak büyük bir yanılgı. Asıl kavga; bir okul sırasının gıcırtısında, kalabalık bir otobüsün camına yaslanan o yorgun alında ya da tam bir şeyler söyleyecekken yutkunulan o boğaz düğümünde saklıdır. İnsanın bu içsel didişmesi hiç bitmez. Kimimiz hürriyetin o uzak ama keskin kokusunu almak, başkasının çizdiği sınırların dışına taşmak için dövüşür; kimimiz ise sadece "Ben neden buradayım?" sorusunun ağırlığı altında kendi varlığını ayakta tutmaya çalışır.
İnsan, doğası gereği bir çatışma alanıdır ve bu çatışma aslında yaşadığımızın en dürüst kanıtıdır. Bir yanımız her şeyi bırakıp gitmek isterken diğer yanımızın o okul sırasına sımsıkı tutunması, bir tarafımız hayallerin peşinden koşarken diğer tarafımızın gerçeklerin soğuk duvarına çarpması... İşte bizi diri tutan, damarlarımızdaki kanı tazeleyen şey tam olarak bu sürtüşmedir. Eğer içimizdeki o ses sussaydı, o huzursuz kıpırtı yerini mutlak bir sessizliğe bıraksaydı, o zaman gerçekten kaybetmiş olurduk. Çünkü kavga bittiğinde, insanın kendi hikayesi de biter.
Dışarıdan bakıldığında durağan görünen ama içeride fırtınalar koparan bu hal, aslında var oluşumuzun bir simgesidir. Bir matematik sorusunun ortasında dalıp gidilen o saniyeler, aslında zihnin kendi hürriyetini ilan ettiği gizli cephelerdir. Hürriyet dediğimiz kavram, gökten inen bir hediye değil; her gün, her an o içsel çatışmaların arasından çekip çıkarılan küçük zaferlerin toplamıdır. Yorucudur, evet; bazen o sıranın üzerinde ağırlaşan omuzlar dünyanın yükünü taşıyormuş gibi hissettirir. Ancak unutmamak gerekir ki, en keskin kılıçlar en sert darbelerle dövülerek formunu kazanır.
Hayatın doğal akışında karşımıza çıkan bu bitmeyen kavgalar, aslında bize birer öğreti sunmak için oradadır. Okul sırasında verilen o sessiz mücadele de, varoluşu sorgularken çekilen o sancı da ruhun bir üst basamağa tırmanma çabasıdır. Bu yüzden yaşanan bu içsel savaşlarda bir sorun değil, bir olgunlaşma emaresi bulmak gerekir. Kavga devam ediyorsa, yolculuk da devam ediyor demektir. Ve her şeyde olduğu gibi, bu bitmek bilmeyen içsel devinimde de aslında gizli bir hayır, insanın kendi özüne ulaşma çabası vardır.
Peki sizin de bitmeyen kavgalarınız var mı?😌
Yazan:G.Ö
Yorumlar
Yorum Gönder